Experian Panorama

Experian’ın uzmanlık alanıyla ilgili yerel ve global konuları içeren kapsamlı makale, tartışma ve röportajlar.

Avrupa Birliği’nde Kredi Bilgisi’ne Genel Bakış

Gillian Key Vice
Hükümet İliÅŸkileri Bölüm BaÅŸkanı
Experian

Kredi notu, finansal sistemlerin temel taÅŸlarından biridir ve gittikçe de önem kazanmaktadır. Kredi bürolarının temel amacı; kredi verenlerin bireylere ya da iÅŸletmelere kredi verip vermemek ya da zaten verdikleri krediyi vermeye devam edip etmemek konusunda daha iyi kararlar almalarını saÄŸlayan veriyi saklarken güvenilir olmaktır. Tüketici Kredi Bilgisi Tedarikçileri DerneÄŸi (The Association of Consumer Credit Information Suppliers – ACCIS) Avrupa’da 37 kredi bürosunu temsil etmektedir. Son zamanlarda Dernek, kredi sistemlerini desteklemek amaçlı yeni yasa tasarlayan AB regülatörleriyle daha yoÄŸun temas halindedir. AB Verinin Korunması Yönergesi’nin deÄŸerlendirmeye alındığı ÅŸu sıralarda ACCIS üyelerine kapsamlı bir anket göndermek çok yerinde bir hareket olacaktı.

Sınırlar ötesi veriyi incelerken ACCIS, ideal kredi bürosu modeli üzerine bir politika geliÅŸtirdi. Bu model pozitif veriyi içeren kapsamlı bir veritabanı üzerine inÅŸa ediliyor ve geleneksel ya da geleneksel olmayan çok sayıda kredi sözleÅŸmesini kapsıyor. Veri, sadece baÅŸvuru sırasındaki kontrolleri yapmak için deÄŸil, müÅŸteri yönetimi, tahsilat, kimlik doÄŸrulama, suç ve sahteciliÄŸi önleme ve soruÅŸturmalar için de kullanılabilmeli. Veri, karşılıklılık ilkesine dayanarak kullanılmalı; bir baÅŸka deyiÅŸle kredi verenler sadece veri saÄŸladıkları sürece veriye eriÅŸebilmeli ve tabi ki veri de sadece izin verilen amaçlar için kullanılabilmelidir. Bütün bu fikirler tartışılırken ülkeler, kanunlar, pozitif ve negatif verinin kullanımı, toplanan verinin kapsamı ve içeriÄŸinde birçok farklılık olduÄŸu ortaya çıktı.  

Bu bilginin ortaya çıkması, global kredi pazarlarında kullanılabilecek yeni çözümlere katkıda bulunma potansiyeli olan bir sektörü daha iyi anlamak için atılan önemli bir adımdır. Bu raporda; pazarın, pazarın yasal çerçevesinin, toplanan verinin ve bu veriye eriÅŸim prosedürlerinin kapsamlı bir incelemesi yer almaktadır (Avrupa Kredi Bilgisi’ne Genel Bakış: Avrupa’daki kredi büroları ile yapılan anket -The European Credit Information Landscape: A survey of credit bureaus in Europe).

  • Bu yazıdaki tüm veri, grafik ve bilgiler ACCIS / ECRI raporundan alınmıştır. Bu raporu (The European Credit Information Landscape: An analysis of a survey of credit bureaus in Europe) ACCIS websitesi’nden indirebilirsiniz.

Pazara Genel Bakış

Bu rapor ACCIS’in 30 üyesi ile yapılan bir ankete dayanmaktadır. Anketi cevaplayanlar arasında National Bank of Belgium (Belçika Ulusal Bankası) tarafından iÅŸletilen kamuya ait bürodan tutun da, bankaya ait kredi bürolarına ya da Experian gibi borsaya kote olmuÅŸ ticari modellere kadar çok farklı yapılara sahip bürolar bulunmaktadır. 23 ülkede faaliyet gösteren bu 30 kredi bürosu, yaklaşık 500 milyon kiÅŸinin verisini toplayıp tedariÄŸini yapmaktadır.

Yasal Çerçeve

AB Verinin Korunması Yönergesi (1995/46/EC), Avrupa’daki kredi notu veren büroların iÅŸleyiÅŸini tanımlayan temel yasal çerçevedir. Bu Yönerge AB üyesi ülkelerde ulusal yasalara uyarlanmıştır ancak Yönerge’nin uyum anlamında çok fazla deÄŸiÅŸikliÄŸe gidilmesini gerektirecek bir yapısı olmadığından her ülkenin ulusal yasasında ya direk uygulanmıştır ya da birkaç deÄŸiÅŸiklikle yorumlanmıştır. İtalya gibi bazı ülkelerde ise durum biraz daha komplekstir çünkü ulusal ya da bölgesel düzeyde ek düzenlemeler getirilmiÅŸtir.   

Bazı üye ülkelerde (Yunanistan, Macaristan, Hollanda, Slovenya, Belçika ve Sırbistan) kredi bürosuna veri saÄŸlanması yasa ile zorunlu hale getirilmiÅŸtir ancak çoÄŸunda bu zorunluluk söz konusu deÄŸildir. Bazı diÄŸer ülkelerde ise(Belçika, Hollanda, Norveç, Sırbistan ve Türkiye) veritabanına baÅŸvurmak yasal olarak zorunludur ancak veri paylaşımı ve kullanımının resmi olarak zorunlu olmadığı ülkelerde bile, yasal olarak saÄŸlanabilecek tüm verinin büroya sunulduÄŸu yaygın olarak görülmektedir.

Yeni Tüketici Kredisi Yönergesinin (2008/48/EC) uygulanmaya baÅŸlanması bu durumu deÄŸiÅŸtirmeyecektir ancak birçok ülkede kredi verenlerin mevcut kredi bürosuna baÅŸvurmaması halinde, yeterince kredibilite araÅŸtırması yapmadıkları düÅŸünülmektedir. Bunun da ötesinde, daha önce hiçbir pozitif veri paylaşımını ciddiye almayan birçok ülke de artık Tüketici Kredisi Yönergesi ve yakın zamanda uygulanmaya baÅŸlayacak olan ve teminatlı kredileri kapsayan Sorumlu Kredilendirme Yönergesi’nin getirdiÄŸi zorunlulukları aktif olarak yerine getirmeye çalışmaktadır.

Pozitif ve Negatif Veri

Tüm kredi büroları ilk baÅŸta tüketiciler hakkındaki negatif veriyi toplar ve tedarik eder. Birçok ülkede ise (17 ülkede, ankete katılan 23 ülkeden 16’sında) KOBİ’ler ve her yapıdaki iÅŸletmeler hakkında da negatif bilgi toplanmaktadır. Ancak son zamanlarda, düzenlemeler çerçevesindeki farklılıklar nedeniyle daha az kredi bürosu pozitif veri toplamakta ve paylaÅŸmaktadır (tüketiciler için 18, KOBİ’ler için 14, her yapıdaki iÅŸletmeler için 11 büro). Bazı ülkelerde mahkeme verisi ve iflas bilgisi toplanırken bazılarında toplanmıyor olması, negatif veri kapsamının AB ülkeleri arasında farklılık gösterdiÄŸine ve durumun karmaşıklığına iÅŸaret etmektedir. 

2010 Kasım ayında İstanbul’da düzenlenen Experian Kredi Riski Konferansı’ndaki konuÅŸmasında katılımcılara seslenen Experian Hükümet İliÅŸkileri Bölüm BaÅŸkanı Gillian Key-Vice, günümüzde “negatif verinin tüm geçmiÅŸi içermediÄŸi” konusunda hemfikir olunduÄŸunu belirtti. “Tüketiciler çok fazla sayıda iÅŸletme ile aynı anda karmaşık bir iÅŸ iliÅŸkisi içindedir. Ne kadar az bilirseniz, doÄŸru kararı vermekte o kadar zorlanırsınız.” Verinin ne kadar farklı kaynaktan alındığı ve ne kadar detaya inildiÄŸi gibi konuların ülkeler arasında büyük farklılık gösteriyor olması “hükümetlerin veriye eriÅŸilebilirlik konusuna eÄŸilmelerine ve bu eriÅŸilebilirliÄŸin ülkelerin içinde bulundukları ekonomik durgunluÄŸa nasıl katkı saÄŸlayacağını düÅŸünmelerine” neden olmaktadır. Çünkü pozitif ve negatif verinin bir arada paylaşılıyor olması, ödenmeyen borç oranını azalttığı gibi verilen kredi sayısını da artırmaktadır.  

EriÅŸilen veri türü ne kadar çok olursa, ekonomik zorluÄŸa düÅŸen tüketicilerin tespitinin de o kadar erken olacağına, kredi verenlerin ise bu tüketicileri eski ekonomik koÅŸullarına döndürmek için yardımcı olacaklarına inanılmaktadır. A.B.D. ve İsveç gibi en kapsamlı kredi büro modellerinden birine sahip olan BirleÅŸik Krallık, “daha önceki ekonomik durgunluk senaryolarıyla karşılaÅŸtırıldığında tüketicilerin günümüzdeki durgunluktan daha az etkilendiÄŸini gözlemlemiÅŸtir”. Bunun sebebi de daha düÅŸük faiz oranları, esnek çalışma modelleri ve en önemlisi de kredi bürosundan alınan bilginin daha kaliteli olmasından dolayı kredi verenlerin ödeme sürelerini yeniden gözden geçirme konusundaki isteklilikleri gibi birkaç faktörün bir araya gelmesidir. National Bank of Belgium (Belçika Ulusal Bankası) tarafından yayınlanan bir rapora göre geleneksel olmayan diÄŸer verilerin kullanılması (örn. Telekomünikasyon sektöründeki gecikmiÅŸ borç bilgisi) karar verme sürecini önemli ölçüde geliÅŸtirebilir.

Karşılıklılık

Aynı zamanda ACCIS anketi, veri saÄŸlamadan veriye ulaÅŸabilen mercilerin varlığından dolayı karşılıklılık ilkesinin evrensel bir ilke olmadığını da ortaya koymuÅŸtur. Karşılıklılık ilkesi 30 kredi bürosundan yalnızca 24’ünde uygulanmaktadır ancak bazı durumlarda veri düzeyine indirgenmiÅŸtir; örneÄŸin sadece pozitif veri paylaÅŸanlar pozitif veriye eriÅŸebilirler. Buna ek olarak, bir müÅŸteriler grubunun saÄŸladığı veriye yine aynı grubun müÅŸterilerinin eriÅŸebildiÄŸi 11 tane “kapalı kullanıcı grupları” vakası görülmektedir.  

Tüketicinin Onayı

Veriyi toplama ve iÅŸleme alma koÅŸulları da farklılık göstermektedir. Verinin Korunması Yönergesi, verinin yasal olarak toplanması ve iÅŸleme alınması konusunda bazı ÅŸartlar getirmektedir ancak genellikle tüketicinin “onayı” tek seçenek olarak karşımıza çıkmaktadır.

Negatif veri söz konusu olduÄŸunda, verinin paylaşılacağı bilgisinin önceden tüketiciye bildirilme zorunluluÄŸu olmasına raÄŸmen, kredi verisi toplanırken ve paylaşılırken söz konusu ülkelerin sadece %50’sinde tüketiciden onay alınması gerekmektedir. Ancak pozitif veri paylaşımında durum farklılık göstermektedir. Tüketicinin onayı genellikle temel koÅŸul olarak karşımıza çıkmaktadır ancak veri denetleyicisinin yasal menfaatleri de birçok ülkede geçerlilik göstermektedir. Bu durum genellikle tüketicinin onay verme ya da vermeme gibi bir seçeneÄŸi olmadığı, diÄŸer bir deyiÅŸle veri paylaşımının zorunlu olduÄŸu yerlerde karşımıza çıkmaktadır.

Avrupa’da Tutarlılık

Bu anket sonucunda verinin elde tutulma sürelerinin farklılık gösterdiÄŸi de ortaya çıkmıştır. Bu durum Avrupa Komisyonu Kredi GeçmiÅŸi Uzman Grubu’nun gündeminde potansiyel bir mesele olarak yerini almıştır. Ankette, veri tanımlarının ve uygulamaların tutarlı olup olmamasının, sınırlar ötesi kredi notu baÅŸvurularında bir engel teÅŸkil edip etmeyeceÄŸi de araÅŸtırılmıştır. Tanımlamalar, eÅŸikler, raporlanan kredi türleri, elde tutma süreleri ve güncelleme sıklığı gibi konularda tutarlılık gösterilmesi halinde, AB vatandaşı olan herkes Avrupa’nın her ülkesinde aynı kredibiliteye sahip olabilecektir. ÖrneÄŸin ayak izleri Hollanda’da 3 hafta saklanırken, Belçika’da 3 yıl saklanmaktadır. Uzman Grubu “ veritabanlarının içeriÄŸinde belli derecede yakınsallık” olması gerektiÄŸini tavsiye etmiÅŸtir.

Raporun Tamamını İndirmek İçin

Bu yazıdaki tüm veri, grafik ve bilgiler ACCIS / ECRI raporundan alınmıştır. Bu raporu (The European Credit Information Landscape: An analysis of a survey of credit bureaus in Europe) ACCIS websitesi’nden indirebilirsiniz.
35 sayfalık rapor, Avrupa’daki kredi büroları hakkında daha fazla grafik ve bilgi içermektedir.

Experian ile iletişime geçin

Experian İstanbul ofisi ile irtibata geçmek için lütfen aÅŸağıdaki formu doldurun.

  • Gönder

*= Doldurulması zorunlu alanlar

  • © Experian 2012. Tüm hakları saklıdır.