Experian Panorama
Experian’ın uzmanlık alanıyla ilgili yerel ve global konuları içeren kapsamlı makale, tartışma ve röportajlar.
"Dünya değiştikçe tüketicilerin finansal ürünler ile ilgili beklentileri de değişti.”
Experian’da Pazarlama Danışmanlık ekibini yöneten Clive Gosling, Finansal Hizmetler sektörü için hizmet veriyor. 20 yılı aşkın bir tecrübeye sahip olan Gosling, Experian’da 4 sene önce çalışmaya başladı. Daha önce birkaç farklı finans kuruluşunda Pazarlama Direktörü olarak çalıştı. Öncelikli olarak müşteri değerini maksimize etmek ve kurum içi ve kurum dışı bilgiye dayanarak büyümeyi sağlamak konularında müşterilerine yardımcı olan Gosling, Experian müşterilerine mevcut birçok pazarlama kanalı aracılığıyla kendi müşterilerinin bağlılığını artırabilmeleri için destek vermektedir. Gospel ile finans kuruluşlarının ne gibi zorluklarla karşı karşıya olduklarını anlamak için bir araya geldik.

Finans sektöründeki müşterilerin sizinle şu günlerde paylaştığı en can alıcı zorluklar hangileri?
- Kaynaklar azalmışken, tecrübeler tükenmişken, bütçeler azalmışken ancak beklentiler hala kriz öncesindekinden farklı değilken müşteri kazanımını yeniden başlatma ihtiyacı. Birçok müşteri birkaç yıl önce işe yarayan aktivitelerin bugün neden meyve vermediğini anlamaya çalışıyor.
- Değeri nasıl maksimize edebileceklerini, daha da önemlisi müşteri değerini hem şimdi hem de gelecekte nasıl anlayabileceklerini merak ediyorlar.
- Dünya değiştikçe tüketicilerin beklentileri de değişiyor; finansal ürünler de bundan nasibini alıyor. Müşterilerimiz basit arz talep modellerini bir kenara bırakıp, kendi müşterilerinin ihtiyaçlarını ve aynı derecede önem taşıyan tavırlarını daha iyi anlamaya çalışıyorlar.
Son yıllarda finans sektöründe fırtınalar yaşandı. Sizce bu yılki en büyük etkiyi kim yaratacak?
Açıkça görülüyor ki çoklu/yeni kanal kullanımı temel bir ihtiyaç olacak. Ancak en büyük etkiyi, müşterisini ve ilişki yönetimini başkalarından önce doğru anlayan kurumlar yaratacak. 2011’de kazanandan çok kaybeden olacak.
Müşterileriniz kendi müşterileri ile yeniden bağ kurmak ve onların güvenini yeniden kazanmak için ne gibi teknikler kullanıyorlar?
Dürüst olmak gerekirse kullanılan teknikler oldukça sınırlı sayıda. Finans sektöründeki kurumlar kış uykusundan uyanıyorlar ve kurumların eski haline döndüğünü çok nadir görüyoruz. Ancak daha önce de bahsettiğim gibi aynı teknikler artık işe yaramıyor ve beklenilen sonuçlar elde edilemiyor. Değer stratejisi üzerine kafa yoran ve müşteri verisini iyi anlayanlar bu senenin kazananları olacaklar.
Müşterinin elde tutulması mı, müşteri kazanımı mı? Finans kuruluşları pazarlama aktivitelerini hangi alanda yoğunlaştırmalı?
Son iki yıldır müşteriyi elde tutmaya ve mevcut müşterinin değerini maksimize etmeye yoğunlaşıldı. Ancak şu anki piyasayı futbol sahasına benzetirsek, bir futbol takımının defansa mı yoksa atağa mı yoğunlaşması gerektiğini sorduğunuzu düşünebiliriz. Herhangi bir lige baktığınızda en tepede olanların en çok golü attıklarını ama aynı zamanda da en az golü yediklerini görebilirsiniz. Benim görüşüm her ikisine de yoğunlaşılması gerektiği yönünde.
Faizsiz bakiye transferleri ve %0 faizli kredi kartı teklifleri bu kadar yaygınken finans kuruluşları kararsız müşterilerle ilişkilerini nasıl güçlendiriyorlar?
Pazarlamacılar uzun vadede değer kaybettiren taktiksel teklifler üzerinde değil, daha çok ürünleri müşterilerin ihtiyaçlarına göre eşleştirme, duygusal bağ kurma gibi konular üzerinde yoğunlaşmalı. Artık tüketicilerin beyinleri kalplerini yönetiyor; yani kurumlar müşterileri ürünlerinin onlar için en doğru ürün olduğu konusunda ikna etmek için hem şuanda hem de gelecekte daha çok çalışmak zorundalar.
Piyasadaki kararsızlık artarken finans kuruluşları değişen piyasa koşullarına hızlı ayak uydurmak için kendilerini nasıl en iyi şekilde konumlandırabilirler?
Daha önce de söylediğim gibi dememi bekliyor olabilirsiniz belki ama tekrarladıkça kulağa daha kötü geliyor. Online olarak, mağazada, şubede söyledikleri ile ellerindeki veriyi birleştirerek müşterilerini daha iyi anlayabilirler; kimi hedefleyeceklerini, vakitlerini kimin için harcayacaklarını kesin sınırlarla çizebilirler. Kurumların artık eskisi gibi sınırsız bütçeleri yok. Bu nedenle müşteriler bana bu soruyu sorduklarında ben de kendilerine başka bir soru yöneltiyorum: “Bir kurumun 100 müşterisi olsa ve sadece 10 telefon görüşmesi için bütçe ayırmış olsa, kimi ararlardı ve neden?”. İlk cevap her zaman şu oluyor: “en çok para kazandıracak olanları ararlardı”. Ancak ‘müşterilerin ihtiyaçları ve tavırlarının ne olduğu, tekliflere açık olup olmadıkları gibi faktörleri anlayarak hangi 10’unun aranacağına karar veririz’ gibi bir cevap çok nadir geliyor. Müşteriyi daha iyi anlamak şart.
Experian ile iletişime geçin
Experian İstanbul ofisi ile irtibata geçmek için lütfen aşağıdaki formu doldurun.
*= Doldurulması zorunlu alanlar
